31 Temmuz 2017

SİRKECİ'DEKİ LEZZET DURAĞI..

BALDIR

Aylar önce Sirkeci’nin ara sokaklarında yürürken rastladım Baldır’a. Öncelikle ismi ve tarihi binası ilgimi çekti, durdum önünde. Dışarıya astıkları menüleri esprili bir dille hazırlanmıştı. Bu mekanda bir güzellik var dedim ve yoluma devam ettim. Yazdım kafamın bir yanına tabi burayı. Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’a gidince, yolum bu defa oralardan hiç geçmeyecekken sırf Baldır için Sirkeci’ye geldim. İyi ki de…

2015 yılının Ekim ayında açılmış. Binanın geçmişi ise çok eski. Yapımı 1890’lara dayanıyor. Tarihi eser olduğu için izin, restorasyon vs. derken 15 ayda ancak hizmete başlayabilmişler. 

İki ortaklar. Ben Murat (Güner) beyle sohbet ettim. Cidden zahmetli bir yolculuk geçirmişler burayı açarken. Ama tutkusu, heyecanı hala gözlerinden okunuyor.

İçerisi 80 kişilik. Yüksek bir tavanı var. Binanın içine pek bir şey yapmak mümkün olmadığı için yalın bir dekorasyon var. Ama bu durum buraya çok yakışmış. Mesela bir duvarda 1882 de kurulan Şahbaz Agiya Tuğla fabrikasının tuğlaları var. Üzerlerindeki damgalardan tanıyorsunuz. Onları küçük çerçevelerle belirginleştirmeleri özgün bir dokunuş olmuş. Buranın şu anki adı İmar Han. Çünkü bir zamanlar İmar Bankasının merkez şube binası olarak da kullanılmış.

Ben menüsü az ve öz olan yerleri ayrı bir severim. Kendine güvenen, ne yaptığını, ne sunduğunu bilen yerlerdir buralar genellikle. 

Haliyle baldır sipariş ettik önce. Dananın arka bacaklarının üst kısmı ile kuyruğunun bir kısmından elde edilen et, düşük sıcaklıkta tam 18 saat pişiyor. Yağsız bir et. Özel baharat ve sosları var tabi. İçinde mantar ve karamelize soğan da bulunuyor. İsterseniz sadesi de olur tabi. Et öyle güzel pişmiş ki, artık lime lime diye tabir edilen kıvamda. Ekmeği ayrıca leziz. Kendi üretimleri. Tam buğday ununa kavrulmuş soğan, patates, zerdeçal, kekik, fesleğen, biberiye, yumurta, özel bir kaşar ve ekşi maya konuluyor. Mayaları da pek yaşlıymış öğrendiğime göre (70 yıl kadar). Piştikten sonra üzerine sızma zeytinyağı sürülüyor.

Bir de baldırın kokoreç baharatlarıyla hazırlanmış bir versiyonu var. Onun adını da ‘Baldırewich’ koymuşlar. Çok yakışmış, adı da tadı da…

Baldırami ise aslında batıda pastrami olarak bilinir. Roast beef de diyebiliriz bir bakıma. Aslında bu bir pişirme yönteminin adı. Antrikot ya da kol altından elde edilen eti, 15 gün boyunca kaya tuzunda bekletiyorlar. Bu kısmın adı kürleme.  Sonra et 120 derecelik fırına alınıyor. Burada meşe gibi ağaçların odunlarının dumanlarıyla 24 saat pişiyor. Bu da tütsüleme oluyor. Sapsarı dilim ekmekle geliyor. Zerdeçalmış bu rengi veren. Bir de özel sosu var tabi. Sonuç muhteşem. Baldıramiyi ilk kez burası yapmış. Taklitlerinden sakınmak gerek.

Menüde bir de ‘Aman Diyim’ var. Dana bonfile, özel bir marinasyonda bir hafta kadar bekliyor. Sonra baharatlarla ızgarada pişiriliyor. Lokum gibi yumuşacık ve çok lezzetli. Ekmek arasında ve kendi yaptıkları peynir sosla servis ediliyor.

‘Baldırın Burgeri’ de var tabi. Uğraşıp didinmişler, bu burgerin köftesini ve ekmeğini nasıl daha farklı ve daha leziz yaparız diye. Ben tatmadım ama eminim onun da hakkını vermişlerdir. 120 ve 200 gr lık köfte seçenekleriyle 7 çeşit burger var. Bir de burger yapanlara uzun zamandır söylediğim tavsiyeyi onlar çoktan gerçekleştirmiş bile. Ekmeklerini, taş fırında öğütülen çavdar unu ve esmer un ile yapıyorlar. İşte budur.

Gramajlardan bahsetmişken, cidden esprili bir menü. Mesela baldırın 100 gr lık porsiyonu ‘İnsan’ diye adlandırılmış. 150 gr ‘Erkek’, 200 gr ‘Delikanlı’…  Aperatiflere ‘Yancılar’, içeceklere ‘Akışkanlar’ falan demişler.

Daldır Tabağını da unutmayalım. Antrikottan yapılmış, hiçbir katkı maddesi olmayan gerçek sosise kimse hayır demez sanırım. Yanında cheddar sosu ve baharatlı patates kızartmasıyla geliyor. Sosisle hasret giderme tabağı bence.

Özellikle kış günleri iyi gidecek Baldır Çorbası da var.


Bu arada ayranlarına bayıldım. İçinde nane, salatalık ve eser derecede sarımsak var. Menüdeki tatlarla çok uyumlu…

Tatlılardaysa tahinli sufle, el açması katmer, fıstıklı sarma gibi iddialı lezzetler yer alıyor

Tün bunları gidiniz, deneyiniz. Sonra alışkanlık yaptı diye de sitem etmeyiniz. 
Fiyatları soranlar olacak yine biliyorum. Gayet uygun, gayet yerinde.

O gün tesadüfen karşılaşıp, nihayet tanıştığımız Murat Güner’e güzel sohbeti için teşekkür ediyorum. Baldır ekibinin de ellerine sağlık.

Aşir Efendi Cad No:15/A Sirkeci/İST
Sirkeci Büyük Postane Arka Caddesi
Hobyar Cami Karşısında
0212 522 25 37


Pazartesi - Perşembe
10:00 - 20:00
Cuma-Cumartesi
10:00 - 21:00
Pazar
12:00 - 21:00

Kaynak: Şefika Onur Akatay - GURME RAKUN
http://mmmenfes.blogspot.com.tr/2017/07/baldir.html?m=1






25 Temmuz 2017

TODOSK'LU DOĞASEVERLER PERİHAN DEMİREZEN VE KEMAL ERECE'NİN NİKSAR'I TANITIM ÇABALARI YÖREDE HEYECAN YARATTI


Kısa adı TODOSK olan Toroslar Doğa Kulübü üyelerinden oluşan 41 kişilik ekip, 8 günlük Tokat ve ilçelerini keşfetti. Todosk’lular Kaz Dağlarından sonra oksijeni en bol olan Niksar Çamiçi yaylalarında Tokat kültürünü yaşadılar.

Kendileri de Tokat Niksarlı olan doğa rehberleri Perihan Demirezen ve Kemal Erece önderliğinde yola çıkan ekip, ilk olarak Zile’de mola verdiler. Zile gönüllüsü olarak tanınan Necmettin Eryılmaz tarafından karşılanan ekip, dünyaca bilinen Zile Kalesini, Roma imparatoru Julien Sezar’ın ünlü sözü “Veni, Vidi, Vici” sözlerini söylediği yerleri gezdirdi. 

Eryılmaz eşliğindeki ekip, Astım tedavisine iyi geldiği söylenen Ballıca Mağarasını gezip, Almus İlçesine geçip, burada kamp kurdular.

İkinci gün Tokat merkeze geçen doğaseverler, burada Tokat Tanıtım Vakfı yetkilileri tarafından karşılanan doğaseverler, kent müzesini gezdiler. Atatürk’ün boşanma kararını aldığı tarihi konağı ile kök boyalar ile taş basımların yapıldığı eski imalathanelerin olduğu ve Taş Bina olarak bilinen mekanı gördüler. Kısa bir kent turunun ardından yola çıkan ekip, Niksar İlçesine geçtiler.

Buradan oksijen deposu Çamiçi yaylasına çıkarak kamping alanında çadırları ile kamp kurdular. Niksar gönüllülerinden Necati Güneş ve İsmet Başar eşliğinde 4 gün boyunca türkülere konu olan Niksar Kalesi, köy yaylaları, kent merkezi ve kültür turları ile yaylalarda yürüyüş yapan ekip, artık nesli giderek azalan Niksar’ın yerel ağız ile “Kömüş” dedikleri Camızları da tanıdılar. Camız yoğurdunu tadan katılımcılar, köylülerin ikram ettiği Tokat böreği yediler. Aynı gün, Şair Cahit Külebi’nin anma törenine katıldılar.

Yine Niksar’ın tanıtım gönüllerinden Hasbi Şahin ve Osman Abakay tarafından Köy Yaylalarını gezdiler.  4 gün boyunca unutamayacakları bir gezi yapan ekip, son gecelerinde ise Niksar havalisinin “Raj Kapoor” olarak tanıdığı Cümbüş sanatçısı Raci Güleç tarafından türk sanat müziğinden, Türk halk müziğine kadar geniş repertuarını dinleme fırsatı buldular. Tokat’ın oynak türkülerinde ise katılımcılar yerlerinde duramayarak eğlenceye oynayarak katıldılar. Geri dönüşe geçen ekip, Amasya’ya geçen ekip, şehzadeler eli olarak bilinen Amasya’yı gezdikten sonra Antalya’ya döndüler.

Doğa rehberi Kemal Erece müthiş eğlenceli ve yararlı bir gezi yaptıklarını belirterek, “Amacımız, Akdeniz’in sıcağında birkaç günlük nefes almak isteyen katılımcılarımıza farklı bir kültürü tanıtmak istedik. Tokat ve Niksar bölgesini hiç gezmeyen arkadaşlarımıza Niksar’ın doğal güzelliklerini,. Anadolu’nun henüz yozlaşmamış kültürünü tanımalarını istedik. Bakir yaylalarımızın, güzelliklerimizi paylaşmak istedik. Bu gezimizde Niksar Belediyesine ulaşım konusunda yardımcı oldukları için teşekkür ediyorum. Programın hazırlanmasında destek olan Cihat Taşkın beyefendiye de buradan teşekkür ediyorum” dedi.

Kaynak: http://ilerigazetem.com/todosk-la-tokat-yollarinda/32245/

BLUE CRYSTAL GÜZELLİK MERKEZİ - TOKAT  ww.bcguzellik.com Tel: 0356 214 0014


14 Temmuz 2017

DÜNYANIN EN ŞİRİN GÜNEŞ ENERJİ TESİSİ PANDA ŞEKLİNDE







Kim demiş güneş paneli tesisleri sevimli olamaz diye? 
Çin’in Datong şehrindeki Panda Enerji Santrali, ülkenin değerli hayvanı olan panda şeklinde ve ilk faz 50 megawatt (MW) temiz enerji sağlıyor. Panda Green Energy şirketi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile yaptığı bir anlaşma uyarınca yenilenebilir enerjiyi desteklemek için tesisatı döşedi. Devasa güneş santralinin ilk fazı şebekeye bağlandı. Kurulu gücü toplamda 100 MW’a ulaşacak Panda Enerji Santrali‘nde pandanın kulakları ve kolları gibi siyah kısımları tek kristalli silisyum güneş pillerinden, gri-beyaz göbeği ve yüzü ince film güneş pillerinden oluşacak.
Panda Güneş Santralleri, temiz enerji sağlamanın yanı sıra Çin’deki gençleri sürdürülebilir kalkınmaya teşvik etme çabasının bir parçası. Panda Enerji Santrali’ndeki bir gençlik merkezi, okul çağındaki çocuklara güneş enerjisinin faydalarını ayrıntılı olarak anlatacak.

Çin dışında da inşa edilebilecek Şirkete göre, 100 MW’lık Panda Güneş Santralleri 1.056 milyon ton kömürden tasarruf ederek ve karbon salınımını 2.74 milyon tona kadar azaltarak 25 yılda 3.2 milyar kilowatt-saatlik Yeşil Enerji sağlayabilecek.


Panda Green Energy şirketi, Çin Başkanı Xi Jinping’in ekonomik kalkınma stratejisi olan ve 21. yüzyılın Deniz İpek Yolu olarak da bilinen Kuşak ve Yol bölgelerinde, Panda 100 Programı’nın bir parçası olarak gelecek 5 yılda daha çok tesis kurmayı planlıyor. Strateji Avrasya ülkeleri arasındaki işbirliğini hedeflediğinden bazı tesisler Çin dışında inşa edilebilir.
UNDP de Panda Green Energy’nin en büyük hissedarlarından olan China Merchants New Energy ile birlikte yaz kampları ve tasarım yarışmaları düzenleyerek Çin’de yenilenebilir enerjiye teşvik ettirmeyi planlıyor.
Kaynak:Inhabitat
BLUE CRYSTAL GÜZELLİK MERKEZİ - TOKAT  ww.bcguzellik.com Tel: 0356 214 0014







KONUŞUN BİZİMLE!


Anne, baba, bizimle konuşun!


Birçok ebeveyn çocuklarıyla etkili iletişim kurmakta zorlanıyor. Kimi ebeveynler çocukların, anne-baba arasındaki tartışmaları görüp duyması, ancak bundan yaralanmaması gerektiğini düşünürken, kimileri de her türlü çatışmadan korkuyor.
Boşanma, ölüm, cinsellik... Ebeveynler çocuklarıyla neden konuşmalı?
Ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimsizlik felaketle sonuçlanabilir. İletişimsizlik yüzünden çocuk kendini vazgeçilmiş, izole edilmiş hissedebilir ve bunlar da giderek daha çok endişelenmesine ve zorluklarla mücadele edememesine neden olur. Oysa akla gelen her şey hakkında konuşmak, ilişkilerin olgunlaşmasını, daha rahat ve mutlu bir zemine yerleşmesini sağlar. Etkili iletişime başlamak için en iyi yollardan biri, çocuğa ebeveynleriyle her konuyu çekinmeden konuşabileceğini hissettirmektir.
Dinleyin
Çocuğunuz sizinle konuşurken gazete okumak ya da televizyon seyretmek, onu dinlediğiniz anlamına gelmez. Ergenlik dönemindeki bir çocuk cinsellik hakkında sorular sorarken elinizdeki işi gerçekten bırakamayacak durumdaysanız en azından şunu söyleyebilirsiniz: “Bu meselenin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Biraz sonra konuşsak olur mu?” Ve tabii konuşmak için bir zaman belirleyin ve asla ertelemeyin.
Ciddi konuşmaları planlayın
Eğer taşınma, boşanma, yeni kurallar ya da yeni sorumluluklar söz konusuysa, gereken konuşmayı herhangi iki iş arasına sıkıştırmayın. Mutlaka bütün aile bireylerinin katılacağı bir buluşma düzenleyin ve herkese düşüncesini dile getirme fırsatı verin. Başlangıçta bu türden buluşmalar tuhaf karşılanabilir. Ama aynı zamanda her bir bireyin aile ilişkilerine ne denli önem verdiğini göstermesi için de fırsat yaratır.
Sessizlik karşısında anlayış gösterin
Eğer çocuğunuz bir konuyu belirli bir zamanda konuşmak istemiyorsa -ki ergenlik çağında genellikle böyle olur- buna saygı gösterin. Ona yalnızca, istediği her an sizinle konuşabileceğini hissettirin yeter.
Beden diline dikkat
Üst üste atılmış bacaklar,kızgın ya da sabırsız bakışlar iletişimi hiç de kolaylaştırmaz. Eğer çocuğunuz yerde oturuyorsa, siz de onunla yere oturun, seviyenizi eşitleyin ve göz teması kurarak konuşun ki onu dinlediğinizi anlayabilsin.
Soru sorun
Çocuğunuzla ne konuşacağınızı bilmediğiniz zamanlar olacaktır. Böylesi durumlarda konuyu açmasını ondan bekleyin. Bunun için de soru sorun: “Ee, neden bahsedelim istersin?” iyi bir başlangıç olabilir. Ayrıca onlara evet ya da hayır şeklinde cevaplanamayacak, açık uçlu sorular da sorabilirsiniz ve başlayan sohbeti aynı şekilde yönlendirebilirsiniz.
Zamanlama önemli
Önemli bir meseleyi çocuk okuldan gelir gelmez tartışmayın. Ya da iş yerinde geçirdiğiniz kötü bir günün sonrasında geçiştirmeye uğraşmayın. Sizin de kendinizi iyi hissettiğiniz, sakin olduğunuz zamanlar böylesi konuşmalar için çok uygun.
İyi ve kötü iletişim
Etkili bir iletişim çocuklarınıza yardım etmeniz için önemli. Ortada bir sorun varsa yalnızca sizi dinlemelerini istemekle yetinmeyin, onlara da fikirlerini sorun.
Yargılamayın ve etiketlemeyin. Çocuğunuz bir konuda fikirlerini söylerken, “Offf saçmalama, çok tuhafsın” gibi cümleler kurmayın. Böyle yaparak onu düşüncelerini sizinle paylaşmaya teşvik etmiş olmazsınız.
Kişiyle değil, sorunla uğraşın. Çocuğunuza, “Çok tembelsin” demek yerine “Köpeğin yemeğini vermemenden bıktım” deyin. Özellikle ergenlik evresindeki çocuklara örneğin sigara içtikleri için sorumsuzluk gösterdiklerini vs. söylemeyin. Onlara neden ve nasıl sigara içmeye başladıklarını sorun. Güvenlerini kazanın ve bu soruna birlikte çözüm bulmaya çalışın.
Sürekli nasihat vererek çocukların sizi dinlemesini sağlayamazsınız. Eğer böyle yaparsanız size karşı isyankar ve savunmacı olacaklardır.
Bölmeyin. Çocuğunuza cümlesini bitirmesi için fırsat tanıyın. Bazı şeyleri nasıl söyleyeceğini bilemediği için lafı uzatıyor olabilir. İzin verin kendini ifade etmenin yolunu bulsun. Durdurmanız iletişiminize zarar verecektir.
Çocuğunuzu aşağılamayın. Ona bağırmayın, lakap takmayın, sürekli suçlamayın ve kendisini tuhaf hissetmesine neden olmayın.
Yalan söylemeyin. Çocuğunuzla cinsellik konuşmak size rahatsız edici gelebilir. Ama siz ona ne kadar dürüst davranırsanız o da size o kadar dürüst olacaktır.

Duyguları inkar etmeyin. Çocuğunuz bir yarışta yenik düştüğü için üzüldüğünde, ona her şeyi unutmasını teskin etmek yerine, bırakın duygularını ifade etsin. Şunu söylemeniz yeterli: “Biliyorum kazanmayı çok istedin. Kimi zaman kaybetmek gerçekten zordur.”
Kaynak: kadınlarbilir.com